top of page

Sony Kando Bavaria 2026: Fotoğrafın Kalbinde Geçen Unutulmaz Bir Deneyim

  • Yazarın fotoğrafı: Erhan Meço
    Erhan Meço
  • 2 saat önce
  • 5 dakikada okunur


Fotoğrafçılık bazen tek başına yapılan bir uğraş gibi görünür. Bir fotoğrafçı, kamerasını alır ve kendi hikâyesinin peşinden gider. Ancak zaman zaman öyle anlar gelir ki, dünyanın dört bir yanından gelen yaratıcı insanlarla aynı masayı paylaşır, aynı tutkuyu hisseder ve fotoğrafın aslında ne kadar büyük bir topluluk olduğunu yeniden keşfedersiniz.


Sony’nin davetiyle katıldığım Sony Kando Bavaria 2026, benim için tam olarak böyle bir deneyim oldu.


Kando Ne Demek?


“Kando”, Japoncada ilham, duygu paylaşımı, birlikte öğrenme ve ortak deneyim üretme gibi anlamlar taşıyan özel bir kavram.


Sony, uzun yıllardır dünyanın farklı bölgelerinde düzenlediği Kando etkinlikleriyle fotoğrafçıları, içerik üreticilerini, marka elçilerini ve yaratıcı profesyonelleri bir araya getiriyor. Amerika, Avrupa ve diğer kıtalarda gerçekleştirilen bu organizasyonların amacı yalnızca yeni ürünleri tanıtmak değil; fotoğrafçıların birbirlerinden öğrenmelerini, deneyimlerini paylaşmalarını ve birlikte üretmelerini sağlamak.


Bu yıl Avrupa etkinliği Almanya’nın Bavyera bölgesinde, Alplerin eteklerinde yer alan büyüleyici Murnau kasabasında gerçekleştirildi.


İzmir’den Bavyera’ya Uzanan Yolculuk


Yolculuğum İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda başladı. Sony Avrupa tarafından davet edilmiş olmak benim için büyük bir mutluluk ve aynı zamanda önemli bir sorumluluktu.


Fotoğraf hayatım boyunca birçok etkinliğe katıldım, birçok sunum gerçekleştirdim, sayısız fotoğrafçıyla tanıştım. Ancak Kando’nun farklı bir yeri vardı. Çünkü burada yalnızca fotoğraf konuşulmuyor; fotoğrafın geleceği şekillendiriliyordu.


Türkiye’den yaklaşık altı kişilik bir ekip olarak etkinliğe katıldık. Aramızda düğün fotoğrafçılarından spor fotoğrafçılarına, moda fotoğrafçılarından manzara fotoğrafçılarına kadar alanlarında son derece başarılı isimler vardı.


İlhan Eroğlu, Burak Bulut Yıldırım, Mine Kasapoğlu, Mustafa Bayram ve Fatih Turan ve diğer ülkelerden birçok değerli isimle aynı ortamı paylaşmak, fotoğraf üzerine sohbet etmek ve birlikte üretmek başlı başına eşsiz bir deneyimdi.


Murnau: Bir Fotoğrafçının Hayalindeki Kasaba


Murnau, ilk bakışta sakin bir Alp kasabası gibi görünse de aslında fotoğrafçılar için adeta bir açık hava stüdyosu.


Etkileyici göller, kartpostalları andıran sokaklar, geleneksel Bavyera mimarisi ve arka planda yükselen Alpler günün her saatinde farklı fotoğraf fırsatları sunuyor.


Kasabanın sanat tarihi açısından da önemli bir geçmişi bulunuyor. Ünlü ressam Vasili Kandinsky’nin burada yaşamış olması ve birçok eserine ilham veren manzaraların hâlâ korunuyor olması, Murnau’ya ayrı bir karakter kazandırıyor.


Bir fotoğrafçı olarak bazen yalnızca bulunduğunuz yer bile sizi üretmeye teşvik eder. Murnau da tam olarak böyle bir yer.


Sony’nin Yeni Teknolojilerini İlk Deneyenler Arasında


Kando etkinliklerinin en heyecan verici yönlerinden biri de Sony’nin yeni ekipmanlarını sahada deneyimleme fırsatı sunması.


Bu yılın en çok konuşulan ürünlerinden biri yeni nesil yüksek çözünürlüklü Alpha gövdesiydi. Bunun yanında yeni telefoto lensler ve profesyonel kullanıcıları hedefleyen birçok ekipman da katılımcıların kullanımına sunuldu.


Ancak burada önemli olan yalnızca ekipmanı görmek değil.


Bu cihazları gerçek çekim koşullarında kullanmak, güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini değerlendirmek ve bu geri bildirimleri doğrudan Sony mühendislerine aktarabilmekti.

Portre çekimleri, aksiyon sahneleri, manzara çalışmaları ve içerik üretimine yönelik uygulamalarda ekipmanları test etme fırsatı bulduk.


Sony A7R VI ile İlk Buluşma


Kando Bavaria 2026’nın en heyecan verici bölümlerinden biri hiç kuşkusuz Sony’nin yeni nesil yüksek çözünürlüklü aynasız kamerası A7R VI ile tanışmak oldu.


Henüz resmi tanıtımı yeni yapılan bu gövdeyi, kontrollü stüdyo ortamları yerine gerçek çekim senaryolarında kullanma fırsatı bulduk. Sony’nin hazırladığı uygulamalı çekim alanlarında portre, spor, aksiyon, vahşi yaşam ve manzara fotoğrafçılığına yönelik farklı senaryolar oluşturulmuştu.


Özellikle yüksek çözünürlüklü sensörün sunduğu detay seviyesi ve Sony’nin yeni nesil yapay zekâ destekli netleme sistemi dikkat çekiciydi. İnsan, hayvan ve araç takibi gibi özelliklerin yanı sıra, karmaşık sahnelerde netleme performansını test etme fırsatı bulduk.

Bir ürün lansmanında teknik özellikleri dinlemek başka, aynı ürünü sahada kullanmak ise bambaşka bir deneyim. A7R VI’nın gerçek dünyadaki performansını görmek, kameranın hedef kitlesini ve kullanım alanlarını daha iyi anlamamı sağladı.


Alplerin Eteklerinde Fotoğraf Üretmek


Sony’nin hazırladığı çekim senaryoları yalnızca ekipmanı test etmeye yönelik değildi. Aynı zamanda fotoğrafçıların yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri ortamlar da sunuyordu.


Murnau çevresindeki göller, dağ manzaraları ve geleneksel Bavyera mimarisi, A7R VI’nın yüksek çözünürlük avantajlarını deneyimlemek için mükemmel bir sahne oluşturdu.


Etkinlik boyunca farklı disiplinlerden fotoğrafçılarla birlikte çalışırken, aynı konuyu herkesin ne kadar farklı yorumlayabildiğini görmek de ilham vericiydi. Bir yanda vahşi yaşam peşinde koşanlar, diğer yanda portre veya sokak fotoğrafçılığına odaklananlar vardı. Bu çeşitlilik, Kando’nun en güçlü yanlarından biri olarak öne çıkıyordu.


Kando'nun ilk günü yaptığımız dağ bisikleti çekimlerinde, Sony'nin sektör lideri AF performansını deneyimleme fırsatı bulduk. Ben burada A1 II kameramın ve 12-24mm f/2.8 GM II lensimin sınırlarını zorlamaya çalıştım. Aynı zamanda yeni nesil gövdelerde kullanıcıya sunulan Pre-Capture özelliği de işimizi oldukça kolaylaştırdı.


Ertesi gün Eibsee gölünde gerçekleştirdiğimiz gündoğumu manzara çekiminde ise yine güncel alpha gövdelerin yüksek çözünürlüklerinin sunduğu detaylar ve yüksek dinamik aralık ile unutulmaz göl manzaralarını ölümsüzleştirdik. Ben burada yine A1 II kameramın, 5 kare 1 poz basamaklama özelliği ile HDR fotoğraflar oluşturdum. Daha çok Sony 12-24mm f/2.8 GM ve Sony 24-70mm f/2.8 GM II objektiflerimi kullandım.


Sony a7R VI ve Sony 100-400mm f/4.5 GM objektif lansmanı devamında ise bu gövdeyi ve objektifi kullanarak otelimizin bahçesinde model & portre ve alp dağlarına karşı bale fotoğrafları çektik.


Sony’nin En Etkileyici Özelliği: Dinlemeyi Bilmesi


Etkinlik boyunca beni en çok etkileyen konulardan biri Sony’nin fotoğrafçıları gerçekten dinlemesiydi.


Voice of Creators ismini verdikleri bir oturumda katılımcılar küçük gruplara ayrıldı ve Sony ekibi bizlere şu soruyu yöneltti: “Alpha sisteminde neleri geliştirmemizi istersiniz?”


Bu soru ilk bakışta sıradan gibi görünebilir. Ancak Sony ekibinin geri bildirimlerimizi dakikalarca not alması, her öneriyi detaylı şekilde kaydetmesi ve hiçbir fikri küçümsememesi son derece etkileyiciydi.


Ben de yıllar içerisinde kullandığım onlarca Sony gövde ve lens üzerinden edindiğim tecrübeleri, ayrıca öğrencilerimden gelen geri bildirimleri paylaşma fırsatı buldum.


Sony mühendislerinin her ayrıntıyı dikkatle not alması bana bir kez daha gelişimin tesadüf olmadığını gösterdi. Fotoğrafta olduğu gibi teknoloji üretiminde de gelişim hiçbir zaman sona ermiyor.


Fotoğraf Yolculuğum ve Kando’nun Anlamı


Kando benim için yalnızca bir etkinlik değildi. Aynı zamanda fotoğraf yolculuğuma dönüp baktığımda geldiğim noktayı değerlendirme fırsatıydı. Yaklaşık yirmi yıldır fotoğrafla ilgileniyorum. On yıldan uzun süredir eğitim veriyorum. Sergiler açtım. Yarışmalarda jüri üyelikleri yaptım. Fotoğraf organizasyonlarında görev aldım. Binlerce öğrenciyle aynı sınıfı paylaştım.


Ancak fotoğrafa ilk başladığım yıllarda böyle bir etkinliğe davet edileceğimi hayal bile etmezdim. Benim tek hedefim her zaman daha iyi fotoğraflar çekmekti. Hiçbir zaman popüler olmaya çalışmadım. Hiçbir zaman birilerine yaslanarak ilerlemeyi tercih etmedim.


Sadece fotoğraf üretmeye, öğrenmeye ve öğrendiklerimi paylaşmaya odaklandım.Bugün dönüp baktığımda Kando gibi bir organizasyonda yer almak, aslında bu uzun yolculuğun doğal bir sonucu gibi geliyor.


Özer Sanat ve Sony ile Uzun Bir Hikâye


Bu davetin arkasında yalnızca benim kişisel hikâyem yok. Aynı zamanda Özer Sanat’ın yarım asra yaklaşan eğitim geleneği bulunuyor. 1976 yılında kurulan Özer Sanat, Türkiye’nin ilk fotoğraf eğitim kurumlarından biri olarak binlerce fotoğrafçının yetişmesine katkı sağladı.

Sony’nin Türkiye pazarına ilk giriş yaptığı yıllardan itibaren de kurumumuz ile marka arasında güçlü bir ilişki oluştu.


Yıllar boyunca eğitimler, ürün tanıtımları, seminerler ve ortak etkinlikler gerçekleştirdik.Bugün geldiğimiz noktada bu ilişkinin uluslararası bir organizasyona davetle taçlanmış olması benim için ayrıca anlamlı.


Fotoğrafçılar İçin Bir Ders


Kando’dan dönerken aklımda kalan en önemli düşünce şu oldu:

Başarı kısa yollarla gelmiyor.

İyi fotoğraf çekmekten vazgeçmeyin.

Öğrenmeye devam edin.

Merakınızı kaybetmeyin.

Kendinizi sürekli geliştirin.

Bir gün dönüp baktığınızda, belki de hayal bile etmediğiniz kapıların açıldığını göreceksiniz.


Sonuç

Sony Kando Bavaria 2026, yalnızca yeni ekipmanları gördüğümüz bir etkinlik değil; fotoğrafın insanları nasıl bir araya getirdiğini, paylaşımın ve öğrenmenin ne kadar değerli olduğunu yeniden hatırlatan bir deneyimdi.


Bu yolculuk boyunca edindiğim tecrübeleri önümüzdeki dönemde Özer Sanat’taki eğitimlerimizde ve etkinliklerimizde paylaşmaya devam edeceğim.


Fotoğrafın peşinden gitmeye, öğrenmeye ve üretmeye devam edin. Çünkü fotoğrafçılıkta yolculuk hiçbir zaman bitmiyor.

 
 
 

Yorumlar


Serbest Fotoğrafçı - Fotoğraf Eğitmeni

İzmir / Türkiye

© Copyright Erhan Meço Photography
bottom of page